Arama sonuçlarınız

  1. Painfully

    Bir paralık etmek (birini)

    Bir paralık etmek (birini) Bir paralık etmek (birini): Onu utanılacak bir duruma düşürmek, re*zil etmek; beş (on) paralık etmek.
  2. Painfully

    Bir nalına bir mıhına

    Bir nalına bir mıhına Bir nalına bir mıhına : Hem nalına, hem mıhma.
  3. Painfully

    Bir lokma bir hırka

    Bir lokma bir hırka Bir lokma bir hırka : Azla yetinmeyi dervişçe yaşamayı anlatan haya) görüşü.
  4. Painfully

    Bir kıyamettir gitmek (kopmak)

    Bir kıyamettir gitmek (kopmak) Bir kıyamettir gitmek (kopmak): Çok fazla gürültü, patırtı, telaş olmak
  5. Painfully

    Bir kulağından girip öteki (öbür) (bir) kulağından çıkmak

    Bir kulağından girip öteki (öbür) (bir) kulağından çıkmak Bir kulağından girip öteki (öbür) (bir) kulağından çıkmak : Söylenilenlere önöm vermemek, hiç uymamak, onları dikkate almamak. (Kars. Kulak asmamak.)
  6. Painfully

    Bir köşeye ayırmak (atmak, koymak) (bir şeyi)

    Bir köşeye ayırmak (atmak, koymak) (bir şeyi) Bir köşeye ayırmak (atmak, koymak) (bir şeyi): Bir şeyi gerektiğinde kullanmak üzere bîr yere koymak, biriktirmek, saklamak.
  7. Painfully

    Bir köroğlu bir ayvaz

    Bir köroğlu bir ayvaz Bir köroğlu bir ayvaz: Kan kocanın çocuklarının olmadığını, yalnız yaşadıklarını belirtmek için söylenir.
  8. Painfully

    Bir kofluğa iki karpuz sığdırmak

    Bir kofluğa iki karpuz sığdırmak Bir kofluğa iki karpuz sığdırmak : Aynı zaman içinde iki işi birden yapar durumda olmak.
  9. Painfully

    Bir kol çengi

    Bir kol çengi Bir kol çengi: Espirili söz ve davranışlarıyla çevresine neşe saçan kimseler için söylenir
  10. Painfully

    Bir kenara çekilmek

    Bir kenara çekilmek Bir kenara çekilmek : İlgisini kesmek; sorumluluk almamak.
  11. Painfully

    Bir kenara bırakmak (bir şeyi)

    Bir kenara bırakmak (bir şeyi) Bir kenara bırakmak (bir şeyi): Orta Önem vermemek, onu dikkate almamak
  12. Painfully

    Bir kaşık suda boğmak (birini)

    Bir kaşık suda boğmak (birini) Bir kaşık suda boğmak (birini) : Bir kimseye çok kızmak; kin duymak.
  13. Painfully

    Bir kapıya çıkmak

    Bir kapıya çıkmak Bir kapıya çıkmak : Hepsi aynı sonuca varmak, aynı anlama gelmek; aynı kapıya çıkmak
  14. Painfully

    Bir kalemde

    Bir kalemde Bir kalemde : Toptan, bir işlemde.
  15. Painfully

    Bir hiç uğruna

    Bir hiç uğruna Bir hiç uğruna : Amaçsızca, boşu boşuna.
  16. Painfully

    Bir hayli

    Bir hayli Bir hayli: Oldukça çok epeyce
  17. Painfully

    Bir hal olmak

    Bir hal olmak Bir hal olmak : -1. Bir şeyi çok yapmaktan usanmak, bıkmak; fenalık gelmek. -2. Davranışlar, huyu değişmek. -3. Bir.kazaya uğramaki ölmek.
  18. Painfully

    Bir günden bir güne

    Bir günden bir güne Bir günden bir güne : Hiçbir zaman.
  19. Painfully

    Bir elin beş parmağı gibi

    Bir elin beş parmağı gibi Bir elin beş parmağı gibi: Birbirinden hiç ayrılmayan; aralarında her*hangi bir ayırım gözetilmeyen (kimseler).
  20. Painfully

    Bir eli yağda bir eli balda (olmak)

    Bir eli yağda bir eli balda (olmak) Bir eli yağda bir eli balda (olmak) : Zenginlik, bolluk içinde (olmak).
Üst