Türkçe Deyimler Ve Anlamları Listesi

Painfully

Well-Known Member
Türkçe Deyimler Ve Anlamları Listesi

  1. Türkçe Deyimler ve Anlamları
  2. Acem kılıcı gibi olmak : Karşıt olan iki tarafa da onların yanındaymış gibi görünmek.
  3. Açık kapı bırakmak : Sorunlar görüşülürken kestirip atmadan ileride anlaşma olabilecek sözler söylemek, uygun davranışlarda bulunmak.
  4. Ağzında bakla ıslanmamak : Sır saklayamamak.
  5. Bal dök yala: Her taraf temiz, her taraf dikkat çekecek kadar temiz.
  6. Can kulağı ile dinlemek : Aşırı bir dikkat ile dinlemek.
  7. Cebi delik : Cebinde para bulunmayan. Para tutmayan.
  8. Çalmadan Oynamak : Çok neşeli olmak, neşesini hareketleri ile belli etmek.
  9. Çam devirmek : Karşısındakini üzecek, kıracak bir söz söylemek.
  10. Çamur atmak : İftira etmek.
  11. Çantada Keklik : Kolay elde edilir olmak.
  12. Damarına Basmak : Bir kişinin zayıf tarafına dokunup onu kızdırmak.
  13. Damdan düşer gibi : Hiç beklenilmeyen bir zamanda, yersiz.
  14. Dış kapının dış mandalı : Uzaktan ilgili
  15. Dilli Düdük : Çok konuşan, geveze.
  16. Eceline Susamak : Ölümle sonuçlanabilecek, çok tehlikeli işlere girmek.
  17. Ekmeğine kan doğramak : Üzüntü ve sıkıntı içinde olmak
  18. El Etek Çekmek : O işle artık hiç uğraşmamak.
  19. Eline Eteğine Doğru : Namussuz değil, hırsızlığı yok.
  20. Fare Düşse Başı Yarılır : Her taraf bomboş, yoksulluk hüküm sürüyor.
  21. Fırıldak gibi dönmek : Kendi çıkarı için her şekle, her kalıba girmek.
  22. Fink Atmak : Gönlünce gezmek, eğlenmek, çok neşelenmek, hoplayıp zıplamak
  23. İç etmek : Başkasının malını kendisine ayırıp ortadan kaldırmak.
  24. İçli dışlı : Samimi, teklifsiz.
  25. İçi içine sığmamak : Sevinmek, seviçten çok heyecanlanmak. Çoşmak.
  26. İçine ateş düşmek: Çok büyük bir acı içinde olmak.
  27. Kanı kaynamak : Birden sevgi duymak, bağlanmak, sevmek, hoşlanmak.
  28. Mart kedisi gibi : Çok çapkın, uçarı, azgın.
  29. Masal okumak : Kandırmaya çalışmak, yalanlar söyleyerek kandırmaya çalışmak.
  30. Nal toplamak : Bir yarışta en geride kalmak, başarı gösterememek.
  31. Nalları dikmek : Ölmek (Hayvan için) kaba kimseler için.
  32. Ne baş belli ne ayak : Herşey birbirine girmiş, karışık durumda. kimin ne olduğu, ne yaptığı belli değil.
  33. Ne oldum delisi : Sonradan görmüş, şımarık, ummadığı zenginlik ve şöhrete aniden kavuşturmaktan aşırı derecede şımarmak.
  34. Ocağına düşmek : Bir kimsenin yardımını dilemek.
  35. Ok yaydan çıktı : Ahlaksız duruma gelmek, namusunu kaybetmek. Sokağa düşmek.
  36. Oturduğu dalı kesmek: Çıkarlarını sağladığı kaynağa zarar vermek.
  37. Ödü patlamak : Çok korkmak, ummadığı anda gelen bir etkiyle çok korkmak.
  38. Rest çekmek : Kesin olarak olmaz demek.
  39. Rol oynamak : Etkili olmak, işin olmasına etki yapmak.
  40. Ruhu duymamak : Yapılan işin hiç farkında olmamak, sezinlememek.
  41. Saman alevi gibi parlamak : Birden kızıp köpürmek, çok kısa zamanda hırsı geçmek.
  42. Sepet havası çalmak : İşinden atmak, işine son vermek. Kovmak.
  43. Sıfırı tüketmek: Hiç bir şeyi kalmamak, bütün imkan ve gücünü kaybetmek.
  44. Sinek avlamak : İşi veya müşterisi olmadığı için boş oturmak. İşsiz kalmak.
  45. Şamar oğlanı : Herkesin kolayca sataştığı, dövdüğü, hıncını aldığı kimse.
  46. Şeytan görsün yüzünü : O kimse ile birlikte olmayı kesinlikle istemiyorum. onu sevmiyorum, görmek istemiyorum.
  47. Ucu ucuna getirmek : Ancak yetişir olmak, hiç fazlası olmamak.
  48. Ulu orta konuşmak : Düşünmeden söylemek, rastgele söylemek.
  49. Uzun hikaye: Konunun ayrıntıları pek çoktur. Anlatırsa çok uzun sürer.
  50. Uzun boylu : Ayrıntılarını hesap ederek, etraflıca, uzun uzadıya.
  51. Üç buçuk atmak : Korku içinde bulunmak. Korkmak.
  52. Yabana atmak : Önemsiz bulmak, önem vermemek.
  53. Yağlı müşteri: Çok alış veriş yapan, çok para bırakan kimse.
  54. Yaka silkmek : Bıkmak, usanmak.
  55. Yan çizmek : Kendisine verilen işin sorumluluğunu yüklenememek, sorumluluktan kaçmak.
  56. Zemheri zürefası : Çok soğuk havada ince bir elbise giyerek gezen.
  57. Zılgıt yemek : Azarlanmak. Çokça paylanmak.
  58. Zıvanadan çıkmak : Delirmek, akli dengesini kaybetmek. Çok öfkelenmek, kızmak, taşkın hareketlerde bulunmak.
  59. Zokayı yutmak : Aldatılmak. Zarara uğramak.
  60. Zurnanın zırt dediği yer : Yapılmakta olan işin en hassas yeri, can alıcı yer.
 
Üst