Gerçek Cyrano'nun kimliği-Kehanet mi yoksa zaman yolculuğu mu?

Painfully

Well-Known Member
Gerçek Cyrano'nun kimliği-Kehanet mi yoksa zaman yolculuğu mu?

Kehanetmi yoksa zaman yolculugumu?

Gerçek Cyrano´nun kimliği


Jules Verne´in çok tanınmasına ve ileri görüşlülüğü dillerden düşmemesine karşılık ondan çok daha ötede olan fakat ne hikmetse unutulan bir yazar daha var; Cyrano de Bergerac, Savinien. Cyrano sadece unutulmakla kalmamış, bıraktıkları yeterince değerlendirilmeyerek haksızlık da yapılmıştır. Yurdumuzda Cyrano bazı sinema, tiyatro ve edebiyat meraklıları tarafından Fransız edebiyatçı Edmond Rostand´ın oyunu ile tanınır. Ayrıca Cyrano filmlerini biliriz, bunların sonuncusunda günümüzün ünlü Fransız aktörü Gerard Depardieu, Cyrano´yu oynamıştı. Sinemadaki Cyrano´lar Edmond Rostand´ın oyunu üzerine kurulmuşlardı. Genelde tümünde kulanılan sinema tekniği ve bazı kurgusal detay farkları dışında birbirinin aynıydı. Ve en kötüsü tümü gerçek Cyrano´dan oldukça uzaktılar. Rostand´ın oyununda Cyrano, usta bir silahşör, son derece romantik bir aşık, bir ozan ve uzun burnundan dolayı aşağılık kompleksleri içinde kıvranan bir adamdı. Gerçek Cyrano´yu ele almadan önce Rostand´ın eserini özet olarak görelim.

Önce düellocu sonra bilim kurgu yazarı

Cyrano uzun burnundan dolayı kompleks duyan, yanında burundan bahseden, hapşıran veya mendil çıkartan herkesi düelloya davet edip, yaralayan veya öldüren bir silahşördür. Burnundan dolayı, sevdiği kız olan Roxanne´a aşkını söyleyemez ve başka bir erkeğin onu elde etmesi için kendi şiirleri ile yardımcı olur. Buradaki tipleme sadece gururu için yaşamaya çalışan, komplekslerini bir türlü yatıştıramadığı için sevgilisine ölene kadar açılamayan, aptal aşık, serseri silahşör ve ozan tiplemesidir. Buna karşın gerçek Cyrano ise. 6 Mart 1619´da Paris´te doğdu. 7 yaşına geldiği zaman eğitim için bir köy rahibine verildi. Cyrano rahibin bütün derslerinden nefret ettiği için hiç bir şey öırenemdi. Bunun üzerine babası onu Paris´te bir koleje gönderdi. Cyrano Paris´te 1637 yılına kadar başıboş bir serseri hayatı yaşadı. Durumu dostlarına korku veriyordu. Sonunda bir dostu onu kendisi ile birlikte Casteljaloux´a gitmeye razı etti. O dönemlerde insanların kendilerini saydırtmak ve ün sağlamak için başvurdukları en kesin yol düelloydu. Cyrano da korkulan usta bir düellocu olmuş ve döneminin cesaret sembolü halini almıştı. Sonunda bir gün boğazından tehlikeli şekilde yaralandı. İyileştikten sonra kılıcını bırakıp, Paris´e döndü. Silahşör hayatı sona erdiğinde henüz 21 yaşındaydı. Cyrano Paris´e dönüşünden sonra silaha sarıldığı hırsla kendisini okumaya verdi. Döneminin en tanınmış yazar ve bilim adamları ile dostluklar kurdu. O dönemlerde çok faal olan Gül Haç Okült Order´ına (Orta Çağ´da kurulan ve günümüzde hala faaliyetini sürdüren Rosecroix adlı gizem örgütü) katıldı. Bu örgütün, üzerindeki derin etkileri eserlerinin çoğunda belli olmaktadır. Cyrano´nun eserleri arasında, "Büyücüler için", "Büyücülere karşı", "Agrippina´nın ölümü", "Fizikten bir bölüm", "Mektuplar", "Ay´a Yolculuk", "Güneş İmparatorluğu ve Devletlerinin Tarihi", "Kuşların Tarihi" adlı kitaplar sayılabilir. 1655 yılında bir çatıdan başına düşen bir direk Cyrano´nun ölümüne sebep oldu. Bunun bir kaza mı yoksa cinayetmi olduğu anlaşılamadı. Öldüğü zaman henüz 36 yaşındaydı.

Termodinamiğin yasalarını nereden biliyordu?

Hemen hemen hiç bir yazar Cyrano kadar şaşırtıcı olamaz. Jules Verne´den 200 yıl önce doğan Cyrano uzay yolculuğu ve diğer bir çok şeye Jules Verne´den çok daha gerçekçi yaklaşmıştı. En tipik eserleri olan "Ay´a Yolculuk" ve "Güneş´e Yolculuk"a yazar çok eğlenceli bölümlerle dolu oldukları için "Komik kitaplar" adını vermişti. Gerçekten de o dönemde Ay´a veya Güneş´e yolculuk gibi şeylerden bahsetmek son derece gülünç şeylerdi. Bu komik hikayeler günümüzün bakış açısıyla incelendikleri zamansa modern bilimin bir çok buluşunu ve Evren hakkında ancak günümüzde düşünülen bazı şeyleri anlattıkları görülür. Mesela Cyrano´dan 200 yıl sonra yetişen ünlü fizikçi Carnot´nun kurduğu, Termodinamiğin temel prensiplerinin benzerleri Cyrano´nun "Güneş´e Yolculuk" isimli kitabında vardır. Cyrano bu kitabında, hayatın sıcakla soğuğun çatışması sonucunda meydana geldiğini, Bu çatışmada soğuğun daha üstün olduğunu ve gereken enerjinin ısı farklılığından doğduğunu belirtir. Kitabının bir yerinde eskilerin, "Ateşli Lambalar" dedikleri lambalardan bahseder. Sıcak ve soğuk farkından doğan bu lambalar, ünlü kişilerin mezarlarına asılırlardı. Cyrano şöyle devam eder "Yeni çağ insanları yaptıkları kazılarda bu lambalara rastladılar fakat bilgisizlikleri yüzünden saydam zarlar ardında parlayan ateşi bulmak için bu lambaları parçaladılar." Bu satırların anlamı oldukça açıktır. Bazı mezarlarda, hiç bir yakacak kullanılmadan, daima yanan lambalar bulunmaktadır ve saydam tabakalar ardından ışık verirler, tabakalar kırılınca da lamba söner. Cyrano bu lambalara ışık veren gücün, yıldırımı oluşturan güçle aynı olduğunu da belirtir ve "Eskiler bu lambaları işletmesini biliyorlardı" der.

Cyrano, ses kaydeden makineyi anlatıyor

Cyrano´ya göre, dünyaya bağlı kalmaktan kurtulmak, yani uzaya gidebilmek için roketler gerekir. Üç katlı roketlerden bahseder. Kat kelimesini aynen kullanmıştır. Bu katların herbirinin içinde kendi yakıtı vardır. Üç katın da yakıtı yanıp, bitince taşıyıcı parçalar ayrılıp yere düşerler. İçinde uzay adamlarının bulunduğu kısım ise, uzayda uçuşuna devam eder. Cyrano, Dünya ve Ay arasındaki, çekimin sıfır olduğu noktaya gelinince, yer çekiminin yön değiştirdiğini de belirtir. Bütün bunlar da o dönem için son derece komik şeylerdi. Cyrano´nun en şaşırtıcı anlatılarından birisi de Ay´ gittiği zaman gördüğü şeylerdir. Bir Ay yaratığı tarafından kendisine bir hediye verilir. Bu hediye iki tane kitaptır. Cyrano hediyesini özet olarak şöyle anlatır; "Bu hediyeler kitaptı fakat gerçek bir kitaba benzemiyorlardı. Ne sayfaları vardı ne de yazısı. Kitapların birisi bir kutu içindeydi, diğeri ikiye ayrılıp, ezilmiş kocaman bir inci biçimindeydi. Kutuyu açınca içinde bizim saatlerimize benzeyen, madenden yapılmış olan bazı yaylar ve ince makinelere rastladım. Bu kitap yazısız olduğundan, okumak için göze değil kulağa ihtiyaç vardı. Bir takım ince ipliklerle birbirine bağlanmış olan bu makineyi dinlemek isteyen kişi , insan sesleri ya da müzik aletlerinden çıkan çeşitli sesler duyuyordu."

Kehanet mi, zaman yolculuğu mu yoksa yine uzaylılar mı?

Cyrano de Bergerac´ın dönemine göre komik fantaziler sayılan bu anlatıları bize göre çok farklı ama gerçek olan şeyler. Şimdi gene Jules Verne ile Cyrano´yu karşılaştıralım. Verne, Ay´a yolculuk için romanında, dev bir top yaptırtıp, bunu toprağa dikine gömdürür. İçine yüzlerce fıçı barut doldurulur. Mermi çekirdeğinin içi oyuktur ve burada insanlar vardır. Top Ay´ karşı ateşlenir ve uzay yolculuğuna çıkılır. Cyrano ise günümüzün roketlerini aynen anlatır. Yani herbiri kendi yakıtını taşıyan üç katlı roketleri. Jules Verne hayali geniş bir romancıyken Cyrano tıpkı gördüklerini yazan bir yolcu gibidir. Cyrano´nun bilgileri hayali olarak uydurmayıp bir yerlerden aldığı tek kesin şeydir. Acaba bilgi nereden geliyor? İlk akla gelen şey Cyrano´nun uzaylılar tarafından, bir uzay yolculuıuna çıkartıldığıdır. Fakat anlattıkları günümüz teknolojisinden çok ileri şeyler değildir. Halbuki dünyaya kadar gelip, Cyrano´yu geziye çıkartan uzaylıların teknolojileri günümüz dünyasından dahi ileri olmak zorundadır. Belki de öyledir fakat Cyrano bir çok şey kendi bilgi seviyesinin dışında kaldığı için anlayamamış ve anlatamamıştır. İkinci akla gelen Cyrano´nun geleceği gören bir medyum olmasıdır ki, bu daha akla yakın gelmektedir. Bundan sonra düşünülecek şeyler ise Gül Haç Örgütü´nden bazı kişilerin bunları Cyrano´ya anlatmış olmaları ve Cyrano´nun da bunları mizah kitabı haline getirmesidir.Kendisine bilgi verenler ise gerçek uzay yolcuları, geleceği gören medyumlar veya bu gibi kişilerin anlatılarını nakleden kişiler olabilirler. Bunların hangisinin doğru olduıunu ancak Cyrano´nun kendisi bilmekteydi. Bizim anlayabileceğimiz tek gerçek ise XVII. Yüzyılda birisinin nasıl olduysa uzay yolculuğundan, Satürn roketlerinden, radyo ve teyp cihazlarından, elektirik ampüllerinden ve termodinamik kanunlarından bahsettiğidir. Siz ne dersiniz? Cyrano de Bergerac, Savinien bir uzay gezgini mi yoksa bir medyum muydu?​
 
Üst