Arama sonuçlarınız

  1. S

    Klasik Türk Ve Dünya Masalları - Serdar Yıldırım

    PİRE İLE SİVRİSİNEK Zıplama yeteneğini kaybetmiş pireyle, uçma yeteneğini kaybetmiş sivrisinek yolda karşılaşmışlar. Bir ağacın altına oturup konuşmuşlar. İkisinin de paraları varmış ve ilk karşılaştıkları yere bakkal dükkânı açmışlar. Tatlı dilli, güler yüzlü oldukları için, dükkân müşteriyle...
  2. S

    Serdar Yıldırım Fabl Hikayeleri

    ŞANSSIZ KÖYLÜNÜN ŞANSI Köylünün birinin hiç şansı yokmuş. Doğuştan şanssızmış. İşleri ters gidermiş. Günlerce uğraşmış, tarlasını kazmış, tohum atmış. Sonbahar yağmurları başlamış ama çevredeki tarlalara yağmur yağmasına karşın, şanssız köylünün tarlasına bir damla yağmur düşmemiş. Köylü çaresiz...
  3. S

    Dünya Klasikleri - Serdar Yıldırım

    Dünya Klasikleri - Serdar Yıldırım ZÜRAFA İLE KARINCA Zürafa ile karınca arkadaş olmuşlar. Zürafaların ses telleri yokmuş, konuşamazlarmış ama bu zürafa konuşuyormuş: " Sen ne diyorsun arkadaş? Dünyada insan nüfusu çok fazla. Yedi milyar kadar var. Orta ölçekli bir şehir nüfusu üç milyon. "...
  4. S

    Keloğlan İle Uludağ - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN İLE ULUDAĞ Bundan yıllar önce Anadolu'da bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan anasıyla birlikte karınca misali geçinir giderlermiş. Keloğlan çalışmayı sevmezmiş ama anasının zorlamasıyla iş bulup çalıştığı ve üç beş kuruş kazandığı olurmuş. Keloğlan bir gün bir gezginden duydukları...
  5. S

    Bebek Keloğlan - Serdar Yıldırım

    BEBEK KELOĞLAN Bakla, ye bakla at takla Limon, ye limon denizde somon Kavun, ye kavun derdinle avun Soğan, ye soğan gece yarısı Keloğlan'dır doğan. Ebe, oğlan doğdu der, sofada dokuz doğuran babaya. Baba koşar evinde on sekiz doğuran dedeye. Baba, oğlum oldu, baba oldum, der. Dede ayağa...
  6. S

    Keloğlan Serdar Yıldırım'a Karşı

    KELOĞLAN SERDAR YILDIRIM'A KARŞI Bir adım, iki adım, üç adım. Dört yanına dört eder kırk dört adım. Keloğlan, İnegöl ile Yenice arasındaki göl kıyısında balık tutuyormuş. Tutuyormuş da kovası boşmuş. Sabah erkenden göl kıyısına geldiğinde öğle yemeği derdindeymiş. Öğlene kadar boş geçmiş, akşam...
  7. S

    Keloğlanı Çarmıha Gerdiler - Serdar Yıldırım

    KELOĞLANI ÇARMIHA GERDİLER Keloğlan kasabaya tuz almaya gidiyormuş. Bakmış yolun ilerisinde arabın biri, evin etrafında dönüp duruyor. Keloğlan arabın yanına gelmiş ve arapla birlikte dönmeye başlamış. Keloğlan sormuş: " Ey arap, bu ev senin midir? " Arap cevap vermiş: " Evet, ev benimdir. Senin...
  8. S

    Keloğlan Denizden Babam Çıktı - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DENİZDEN BABAM ÇIKTI Geçmiş zamanlarda bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan'ın bir de anası varmış. Başka kimi, kimsesi yokmuş. Keloğlan dağda, bayırda gezen, dereden, gölden su içen, işsiz, güçsüz bir gençmiş. Anası yat deyince yatar, kalk deyince kalkarmış. Sabahları tarhana çorbası...
  9. S

    Keloğlan Karga Ve Sucukçu Arif - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN KARGA VE SUCUKÇU ARİF Başlarında baba yok ya, senenin birinde Keloğlan ile anası epey yokluk çekmişler. Kış yaklaşıyormuş ama kiler bomboşmuş. Sabah, akşam tarhana çorbası içe içe Keloğlan’ın ağzında yara çıkmış. Bir de acıyormuş o yara ki, sormayın gitsin. Kısacası yoksulluk batağına...
  10. S

    Keloğlan Padişahın Oyunu - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN PADİŞAHIN OYUNU Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Tilkilerin kümeslerden uzak durduğu, farelerin kedilerden korkmadığı bir devirde yaman mı yaman bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan dağ-taş gezermiş, soğuk sulardan içermiş. Anasıyla birlikte karınca...
  11. S

    Keloğlan Dört Haramiler - Serdar Yıldırım

    KELOĞLAN DÖRT HARAMİLER Bir varmış bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Anasıyla birlikte karınca kararınca geçinip giderlermiş. Bir yıl hiç yağmur yağmamış, kıtlık olmuş. Ekinler tarlada, meyveler dalda, üzümler bağda susuzluktan kavrulmuş. Dereler, ırmaklar kurumuş. Bunun üzerine anası Keloğlan'ı...
  12. S

    Ot Yiyen Kaplan - Serdar Yıldırım

    OT YİYEN KAPLAN Genç kaplan kafesinde, demir parmaklıklar ardında, sinirli ve hızlı adımlarla gidip geliyordu. Nedense bugün yüreğini sanki dikenli tel halatıyla sıkıyorlardı. Bu kafese kapatıldığından beri güneş birçok kereler doğup batmıştı. Bir aylık ya vardı ya yoktu. Ormanda gezintiye...
  13. S

    Gölgesiyle Yarışan Tay - Serdar Yıldırım

    Yekta GÖLGESİYLE YARIŞAN TAY At yarışlarının yapıldığı şehir hipodromu çok kalabalıktı. Tribünler tıklım tıklım doluydu. Her pazar günü olduğu gibi, bu pazar da birinci olana büyük ikramiyenin verildiği yarışlar yapılacaktı. Birincilik için en büyük aday Kara Bomba isimli attı. İki yıla yakın...
  14. S

    Sevimli Sürüngen Gabon'un Macerası - Serdar Yıldırım

    SEVİMLİ SÜRÜNGEN GABON'UN MACERASI Şu insanoğlu başımdan gitse de biraz soluk alsam. Sabah erkenden geldi, bir türlü gitmek bilmedi. Ne anlar bilmem ki, öyle dikkatli dikkatli yüzüme bakmaktan? Sert baktım olmadı, yumuşak baktım olmadı. Kafamı çevirdim öte yana o da geçiyor o yana yine göz göze...
  15. S

    Serdar - Genç Bir Yazar Hangi Aşamalardan Geçti Ve Nasıl Gayret Gösterdi

    Serdar Yıldırım - Ayla Yıldırım SERDAR - GENÇ BİR YAZAR HANGİ AŞAMALARDAN GEÇTİ VE NASIL GAYRET GÖSTERDİ Sıkıcı. Hayat gerçekten çok sıkıcı. Günlerdir, haftalardır, aylardır değişen hiçbir şey yok. Hep aynı şeyler: Sabah olur güneş doğar, öğlen olur güneş yakar, akşam olur güneş batar. Bazen...
  16. S

    Katil Sakız - Serdar Yıldırım

    KATİL SAKIZ On beş yaşındaki iki kız arkadaş Gizem ile Çağla evin balkonunda oturmuş, konuşuyorlardı. Aniden bir güvercin geldi ve bahçedeki ağaçlardan birine kondu. Güvercini gören Çağla çiğnemekte olduğu sakızı ağzından çıkardı: " Bak Gizem, şu sakızı güvercine atacağım. Güvercin sakızı...
  17. S

    Belediye Otobüsü - Serdar Yıldırım

    BELEDİYE OTOBÜSÜ İlçenin tek belediye otobüsü törenle hizmete girdi. Caddenin iki yanına dizilmiş insanlar bir alkış tufanı kopardılar. Şoför Hasan direksiyon başında gururla oturuyor, bu nefis arabanın ilk kullanıcısı olma şerefine kavuşuyordu. On yıllık şofördü ama yapılan sınavda birinci...
  18. S

    Çaydanlık İle Çay Bardakları - Serdar Yıldırım

    ÇAYDANLIK İLE ÇAY BARDAKLARI Bursa'da bir evde çaydanlık ile çay bardağı sandalyelerine oturmuşlar, önlerindeki masanın üstünde bulunan zaman makinesini bilinen yer ve tarihlere ayarlayıp, ekranda görmek istedikleri görüntüleri netleştirmeye çalışıyorlardı. Görüntü net olursa değer kazanırdı...
  19. S

    Çanakkale'de Mustafa Kemal - Anzak Koyu

    ÇANAKKALE' DE MUSTAFA KEMAL - ANZAK KOYU 25 Nisan 1915 tarihinde Arıburnu'na ( ANZAK KOYU ) Anzaklar çıkartma yapmıştı. Saat gece 24.00' te Kaymakam ( Yarbay ) Mustafa Kemal dinamit torbasını yanına aldı. Bu iş için, kimseye güvenememişti. Gece karanlığında sessizce siperlerin arasından...
  20. S

    Sakarya İle Foks - Serdar Yıldırım

    SAKARYA İLE FOKS Masal masal içinde, hikaye masal içinde, neden hikaye masal içinde, hikaye çıksa ya masalın içinden. Sen istedin ya işte hikaye çıktı masalın içinden. Günün birinde yağan yağmurlar sonucu Ankara yakınlarındaki bir dere taşar. O bölgede bir çiftlik vardır. Sel, çiftliği...
Üst