Zihnini bulandırmak

Painfully

Well-Known Member
Zihnini bulandırmak

1. Kuşkulandırmak. 2. Düşünemez hâle getirmek.

Zihnini çelmek: 1. Bir kimseyi yanıltmak. 2. Kandırıp baştan çıkarmak.

Zihnini kurcalamak: Aklına takılan bir şeyi anlamaya, kavramaya çalışmak."Akşamki mesele zihnimi kurcalayıp duruyor."

Zihnini oynatmak: Çıldırmak, aklını yitirip delirmek."Sen zihnini mi oynattın?"

Zil takıp oynamak
: Çok sevinmek.

Zimmetine geçirmek
: 1. Kendine mal etmek. 2. Bir hesabı birinin borcuna eklemek."Devletin onca malını zimmetine geçirmiş."

Zincire vurmak
: Prangaya vurmak (mahkûmu)."Bütün esirleri zincire vurup zindana atmışlardı."

Zindan kesilmek: 1. Çok karanlık duruma gelmek. 2. Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.
 
Üst