R
Rima
Guest
Aklımın başına geldiği andan itibaren yani; bir birey olduğumu hissettiğim andan itibaren karakterim ve kişiliğimin daima düzgün olabilmesi için çabaladım. Bunu da en güzel şekilde korudum. Elbette hatalarım oldu, yanlış seçimlerim oldu. Mükemmelim demiyorum dikkat ederseniz. Özümü kaybetmedim diyorum. Lakin; öyle durumlara maruz kalıyorum ki bazen, ödün vermek istiyorum arada bir de olsa karakterimden.
Başıma gelen nankörlükler sonucunda bu hisse ciddi anlamda kapıldığım oluyor. Elbette yüzlerinde eşek derisi ile dolaşan insanlarla kendimi bir kefeye asla koyamam. Koymamalıyım da zaten. Öyle insanlarla karşılaşıyorum ki zaman zaman; harcadığım 1 saniyenin üzüntüsünü yaşıyorum. İnsan olarak nitelendirilen bu mahluklar ile aynı sınıfta olduğumu bilmek ürkütücü. Hayatının her anlamında kendilerine hiç bir şekilde değer vermediğini gördüğüm insanlar bugün şöyle bir bakıyorum da; olmak istediklerini yansıtmaya çalışıyorlar. Bu durum aslında çok trajikomik. Mevlana ne de güzel söylüyor; “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol…”
Anlamlandırmaya çalışıyorum kendi içsel dünyamda. Bunu anlamlandırmaya çalışmak da aslında benim açımdan imkansız. Bu güne kadar hiç bir zaman seviyelerine düşemedim, bundan sonra da düşmemek için elimden gelen gayreti göstereceğime inanıyorum. Nitekim; b.ka batmak sadece bu tarz insanların işidir. Kendimi övmek gibi bir durum söz konusu asla değil ama bu tarz insanları tanıyınca kendime olan güvenim ve saygım çoğalıyor. Her ne kadar hayatımda kötü izler bırakmış olsalar da bana kattıkları iyi şeyler de var.
Onlar kendi çukurlarında savaşa dursunlar. Ben her zaman olduğum gibi olmaya devam edeceğim. Arkamdan neler konuşulduğunun bilincinde olacak kadar da zeki bir insan olduğumu biliyorum. Ama dediğim gibi; o çukurda hepsi birgün boğulacaklar.
Demem o ki; Köpek havladı diye gideceğim yoldan dönmek benim lugatımda yok. Karakterimden ödün vermek benim kişiliğime aykırı. Had önemli şeydir. Bilmeyen insanların da acizliğidir…
Başıma gelen nankörlükler sonucunda bu hisse ciddi anlamda kapıldığım oluyor. Elbette yüzlerinde eşek derisi ile dolaşan insanlarla kendimi bir kefeye asla koyamam. Koymamalıyım da zaten. Öyle insanlarla karşılaşıyorum ki zaman zaman; harcadığım 1 saniyenin üzüntüsünü yaşıyorum. İnsan olarak nitelendirilen bu mahluklar ile aynı sınıfta olduğumu bilmek ürkütücü. Hayatının her anlamında kendilerine hiç bir şekilde değer vermediğini gördüğüm insanlar bugün şöyle bir bakıyorum da; olmak istediklerini yansıtmaya çalışıyorlar. Bu durum aslında çok trajikomik. Mevlana ne de güzel söylüyor; “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol…”
Anlamlandırmaya çalışıyorum kendi içsel dünyamda. Bunu anlamlandırmaya çalışmak da aslında benim açımdan imkansız. Bu güne kadar hiç bir zaman seviyelerine düşemedim, bundan sonra da düşmemek için elimden gelen gayreti göstereceğime inanıyorum. Nitekim; b.ka batmak sadece bu tarz insanların işidir. Kendimi övmek gibi bir durum söz konusu asla değil ama bu tarz insanları tanıyınca kendime olan güvenim ve saygım çoğalıyor. Her ne kadar hayatımda kötü izler bırakmış olsalar da bana kattıkları iyi şeyler de var.
Onlar kendi çukurlarında savaşa dursunlar. Ben her zaman olduğum gibi olmaya devam edeceğim. Arkamdan neler konuşulduğunun bilincinde olacak kadar da zeki bir insan olduğumu biliyorum. Ama dediğim gibi; o çukurda hepsi birgün boğulacaklar.
Demem o ki; Köpek havladı diye gideceğim yoldan dönmek benim lugatımda yok. Karakterimden ödün vermek benim kişiliğime aykırı. Had önemli şeydir. Bilmeyen insanların da acizliğidir…