Arkeoloji Nedir?
Arkeoloji geçmiş dönemlerde yaşamış insan topluluklarının kültürel ve toplumsal düzenlerini, günümüze kadar gelebilen insan elinden çıkmış tüm maddi kalıntılara dayanarak araştıran, belgeleyen ve gelişim sürecini inceleyerek yorumlamaya çalışan bir bilim dalıdır.
Eski Yunancada “Archaios = Eski” ve “Logos = Bilim” kelimelerinden türetilen Arkeoloji Bilimi, Prehistorya, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi ile Klasik Arkeoloji olarak alt anabilim dallarına ayrılmaktadır. Arkeoloji, yazılı tarihten önce ve sonrasındaki insan yaşamına dair her türlü kültür varlığını inceleyen bir bilim dalıdır. İnsan yaşamından izler taşıyan Höyük, Nekropol (Mezar), Tümülüs, Kent vb. kazı ve yüzey araştırmalarını bilimsel bir disiplin ile gerçekleştiren Arkeologlar, bu çalışmaları yürütürken Tarih, Sanat Tarihi, Antropoloji, Zooarkeoloji, Zooloji, Epigrafya, Coğrafya, Paleocoğrafya, Felsefe, Botanik, Mimarlık, Harita Mühendisliği, Toprak Bilimi ile Jeoloji, Jeomorfoloji, Fizik, Kimya gibi Fen ve Doğa Bilim Dallarını, özellikle tarihlendirme yöntemleri ve petrografik analizler açısından tek bir çatı altında toplayan Arkeometri Anabilim dalı ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır.
Arkeologlar, Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile antik dönemde yerleşilmiş bölgelerde yüzey araştırmaları ve kazı çalışmalarını yürüterek, bölge ve kentlerin tarihsel süreçleri, yerleşim yerlerindeki teknolojik, ekonomik, nüfus vb. gibi insan yaşamına dair bilgi verebilecek her buluntuyu değerlendiren, insan hayatı hakkında somut veriler ve bunların yorumlanması ile eski toplumların araştırılmasını sağlayan en önemli bilim dalıdır.
Bilim dışındaki insanlara Arkeoloji Biliminin tanıtılmasıyla günümüzde sadece altın veya değerli eşya bulmak amacıyla yapıldığı düşünülen kazı çalışmalarının önemi, insan yaşamına dair her buluntunun tarihsel süreçte önemli olduğu, kaçak kazıların bu yaşam verilerine ne denli zarar verdiği aktarılmaya başlanmıştır. Örnek verilecek olursa; insanoğlunun şekillendirip pişirdiği ve her kazı alanında sıkça, genellikle kırık olarak ele geçen seramik buluntular, o seramiğin yapımında kullanılan kili temin eden kişiden, onu şekillendirip, süsleyen ustaya; o seramiği kullanan tüketiciden, başka yerleşimlere ulaştıran tüccara; tipolojik ve analojik çalışmalardan sonra ulaşılan üretim, ticaret, ekonomik ve teknolojik düzeye kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır.
Alıntı
Arkeoloji geçmiş dönemlerde yaşamış insan topluluklarının kültürel ve toplumsal düzenlerini, günümüze kadar gelebilen insan elinden çıkmış tüm maddi kalıntılara dayanarak araştıran, belgeleyen ve gelişim sürecini inceleyerek yorumlamaya çalışan bir bilim dalıdır.
Eski Yunancada “Archaios = Eski” ve “Logos = Bilim” kelimelerinden türetilen Arkeoloji Bilimi, Prehistorya, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi ile Klasik Arkeoloji olarak alt anabilim dallarına ayrılmaktadır. Arkeoloji, yazılı tarihten önce ve sonrasındaki insan yaşamına dair her türlü kültür varlığını inceleyen bir bilim dalıdır. İnsan yaşamından izler taşıyan Höyük, Nekropol (Mezar), Tümülüs, Kent vb. kazı ve yüzey araştırmalarını bilimsel bir disiplin ile gerçekleştiren Arkeologlar, bu çalışmaları yürütürken Tarih, Sanat Tarihi, Antropoloji, Zooarkeoloji, Zooloji, Epigrafya, Coğrafya, Paleocoğrafya, Felsefe, Botanik, Mimarlık, Harita Mühendisliği, Toprak Bilimi ile Jeoloji, Jeomorfoloji, Fizik, Kimya gibi Fen ve Doğa Bilim Dallarını, özellikle tarihlendirme yöntemleri ve petrografik analizler açısından tek bir çatı altında toplayan Arkeometri Anabilim dalı ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır.
Arkeologlar, Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile antik dönemde yerleşilmiş bölgelerde yüzey araştırmaları ve kazı çalışmalarını yürüterek, bölge ve kentlerin tarihsel süreçleri, yerleşim yerlerindeki teknolojik, ekonomik, nüfus vb. gibi insan yaşamına dair bilgi verebilecek her buluntuyu değerlendiren, insan hayatı hakkında somut veriler ve bunların yorumlanması ile eski toplumların araştırılmasını sağlayan en önemli bilim dalıdır.
Bilim dışındaki insanlara Arkeoloji Biliminin tanıtılmasıyla günümüzde sadece altın veya değerli eşya bulmak amacıyla yapıldığı düşünülen kazı çalışmalarının önemi, insan yaşamına dair her buluntunun tarihsel süreçte önemli olduğu, kaçak kazıların bu yaşam verilerine ne denli zarar verdiği aktarılmaya başlanmıştır. Örnek verilecek olursa; insanoğlunun şekillendirip pişirdiği ve her kazı alanında sıkça, genellikle kırık olarak ele geçen seramik buluntular, o seramiğin yapımında kullanılan kili temin eden kişiden, onu şekillendirip, süsleyen ustaya; o seramiği kullanan tüketiciden, başka yerleşimlere ulaştıran tüccara; tipolojik ve analojik çalışmalardan sonra ulaşılan üretim, ticaret, ekonomik ve teknolojik düzeye kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır.
Alıntı